| KINIKLIOĞLU CNN Türk "Ankara Kulisi" Programının konuğu oldu |
|
|
|
| Pazar, 31 Mayıs 2009 | |
|
Sayın Başbakan’ın Düzce İl Kongresi’nde dile getirdiği Türkiye’de geçmişte görülen faşizan yaklaşımlar ifadesi çerçevesinde Türkiye’de azınlıklar konusunun tartışıldığı programa KINIKLIOĞLU’nun yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖYMEN, ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. İhsan DAĞI ve Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ruşen MAZICI katıldı. Başbakanın Düzce İl Kongresinde yapmış olduğu konuşmayı yorumlayan KINIKLIOĞLU, “Sayın Başbakanımızın burada ifade ettiği hem bir yandan zenofobi olarak algılayabileceğimiz yani Türkiye’de yabancılara karşı olan korku, nefret duygularının tarihimizde bazı dönemlerde su yüzüne çıkması hem de asıl işaret edilen nokta olarak Türkiye’nin küresel ekonomi ile tam anlamda entegre olduğu, yabancı sermayenin birçok alanda faal hale geldiği küreselleşen dünyada yabancı şirketlere karşı bu denli şüpheci yaklaşımın Türkiye’nin bugün gelmiş olduğu konum ve sahip olduğu özgüvenle uyuşmamasıdır.” dedi.
1934 Trakya olayları, 1942 Varlık vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları gibi Cumhuriyet tarihimizde çok gurur duyamayacağımız olaylar olduğunu belirten KINIKLIOĞLU, Varlık Vergisiyle toplanan gelirin o yılki Türkiye bütçesinin %80’ine denk gelen bir rakama tekabül ettiğine işaret etti. Bu durumun 2009 yılında bir T.C. vatandaşı olarak hangi siyasi çizgi ya da gelenekten gelirsek gelelim gurur duyacağımız bir hadise olmadığı belirten KINIKLIOĞLU söyle devam etti: “Örneğin Canan Arıtman Sayın Cumhurbaşkanımızın annesine Ermeni ithamında bulunmuştur. Bu Nazi ideolojisinin yaygın olduğu 1930-40’lı yıllarda değil 2008-2009 yılında yapılmıştır. Biz böyle bir yakıştırmayı farklı etnik kültürlerin bir arada yaşamaya çalıştığı küresel bir dünyada nasıl kabul ederiz bunu anlamıyorum. Biz bu ülkede özgür olarak kendi geçmişimizi tartışabiliyor muyuz? Habermas bunu “tartışan demokrasi” olarak tanımlıyor. Küreselleşme ve modernleşmenin bu denli hızlı ve yoğun bir şekilde yaşandığı dönemde Türkiye’nin bu konuları tartışması gerektiğini düşünüyorum ki Sayın Başbakanımızın bu konuşması böyle bir tartışmanın yapılmasının önünü açmıştır.” Türkiye’nin farklı dil, din ve ırkları bir arada bulundurduğunu ve bu farklılıkların ülkemize zenginlik kattığını vurgulayan KINIKLIOĞLU şu şekilde konuştu: “2009 yılında bir T.C. vatandaşı olarak farklılıkları bir zafiyet unsuru olarak mı yoksa bir zenginlik unsuru olarak mı görmeliyiz? Ülkemizin etnik, dini, mezhepsel farklılıklarıyla gurur duymalıyız, bu unsurlar ülkemizin dokusunu zenginleştiren, bu ülkeye dinamizm veren , bu ülkeyi bölgenin en müstesna ülkesi yapan bir boyuttur, zenginliktir. İmparatorluğun son yıllarda getirdiği travmayı aşmalıyız, Türkiye 1890’ların 1910’ların Türkiyesi değil, büyük devletler tarafından nüfuz altına alınan bir ülke değil; Türkiye bölgesinde güçlü, etrafına güç projekte edebilen %50’si 35 yaşın altında olan genç nüfusu ile AB ile müzakere halinde olan, 2002 yılından 2007 yılına kadar ortalama %7,5 oranında ekonomik büyümeye sahip bir ülke. Şimdi bu özgüven ile ülkemiz geçmişinde olan birtakım olayları tartışıyor ki, bu program da bunun bir parçasıdır.
KINIKLIOĞLU ayrıca, Başbakanın konuşmasına atıfta bulunarak “Küresel bir ekonomide paranın dili, dini, mezhebi yokken henüz yasalaşmamış bir kanun tasarısı ile ilgili böyle bir çıkışın akabinde tarihimizde yaşanan olayları tartışıyoruz. Fakat burada tartışmanın esasını iyi belirlemek gerekir. Toplumumuzda farklı dili konuşan, farklı dine, mezhebe sahip olan insanlar var. Bizi bir araya getiren bu al yıldızlı bayrak, bu toprak, anayasada belirtilen T.C. vatandaşlığı kimliği ile gurur duyacağımız, farklılıkları zafiyet olarak değil zenginlik olarak adlandırabileceğimiz bir konumda olmamız lazım. Tartışmanın esası budur ve bu noktaya odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. 2009 yılında medeni, uluslar arası camiada saygın bir yere sahip olan, azınlıklarıyla birlikte yaşama kültürünü yaratan bir Türkiye’de mi yaşamak istiyoruz yoksa sürekli iç ve dış düşman üreten, yabancı bir şirketin yatırım yapmasının arkasında farklı nedenler arayan, paranoya içinde yaşayan, yabancı olan her şeyi düşman gören kendiyle barışık olmayan bir ülkede mi yaşamak istiyoruz? Tartışılması gereken nokta budur.” dedi. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat KINIKLIOĞLU, 31 Mayıs 2009 tarihinde CNN Türk’te yayımlanan Fikrat Bila ve Murat Yetkin'in sunduğu “Ankara Kulisi” programına konuk oldu.



