| KINIKLIOĞLU: "AK Parti olarak AB tam üyeliği dış politikamızın öncelikli unsurudur" |
|
|
|
| Çarşamba, 24 Haziran 2009 | |
|
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin özellikle 2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara gelmesiyle önemli bir ivme kazandığını belirten KINIKLIOĞLU, AK Parti hükümetinin son kırk yıl içerisinde yapılamayan önemli reform ve yasal değişiklikler çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştirmesiyle Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir reform ve değişim dönemi geçildiğini ve bunun sonucunda Türkiye’nin daha saydam, daha demokratik ve daha güçlü bir ülke hâline geldiğini belitti. Avrupa Birliği’nin aynı zamanda Türkiye’nin birinci ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken KINIKLIOĞLU, Türkiye’den 2008 yılı itibarıyla toplam ihracatının %48’inin 27 Avrupa Birliği ülkesine yapıldığını ve Türkiye’de ihracat için üretilen her 100 dolarlık katma değerin yaklaşık yarısının Avrupa Birliği’ne gittiğini vurgulayarak şu şekilde devam etti: “Türkiye’de istihdam yaratılması açısından çok önemli olan doğrudan yabancı sermaye yatırımları içinde Avrupa Birliği sürecinin önemli bir katkı sağladığını görüyoruz. 1995 ile 2003 yılları arasında doğrudan yabancı sermaye yatırımı ortalama 1 milyar dolar iken 2005 yılında 10 milyar, 2006 yılında 20,2 milyar, 2007 yılında 22 milyar, 2008 yılında 18 milyar dolara ulaşmıştır. Bu ulaşılan rakamların son beş yıldaki ortalaması şunu göstermektedir ki doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yüzde 76’sı AB ülkelerinden gelmektedir.”
“Özellikle Fransa ve Almanya’da iktidar değişiklikleriyle, AB’nin son yaşadığı genişleme sürecinden sonra hazmetme kapasitesinde yaşadığı zorluklarla birlikte Birlik içerisinde Türkiye'nin tam üyeliğine yönelik mesafeli bazı yaklaşımlara rağmen AK Parti olarak AB tam üyeliği dış politikamızın öncelikli bir unsurudur” diye konuşan KINIKLIOĞLU konuşmasına şöyle devam etti: “Müzakere süreçleri toplumların siyasal, ekonomik ve sosyal değişimlerine sebep olduğundan bütün müzakere süreçleri zorludur. Müzakerelerin daha etkin yürütülmesi için Sayın Devlet Bakanımız Egemen Bağış’ın önderliğinde ABGS’nin yeniden yapılandırılması amacıyla, şu anda müzakere ettiğimiz tasarı gündeme gelmiştir. Bu çok garip de bir şey değildir. Orta ve Doğu Avrupa’daki daha önce tam üyelik müzakerelerini yürüten ülkelere baktığımızda burada da müzakereyi yürüten kurumların zaman içerisinde müzakerenin gidişatına ve ülkenin şartlarına uygun olarak yenilendiği ve daha etkin hâle getirilecek bir süreçten geçirildiği görülmektedir. 2000 yılında kabul edilen 4587 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran bu tasarı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğini daha esnek, daha etkin ve daha güçlü hâle getirmeyi hedefliyor, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin kurumsal kimliğini güçlendiriyor, ABGS’nin personel sayısını artırıyor ve atamalarda esneklik getiriliyor. Personel sayısına işaret etmek istiyorum: Şu anda Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinde takriben 100’e yakın personel istihdam edilmektedir ki bunun yarısına yakını uzman seviyesindedir. Polonya’nın sadece Avrupa Birliği Hukuk Biriminde 40 kişi çalışmaktadır. Dolayısıyla personelin yetersiz olduğu ve şu anda yürütülen müzakere sürecinin başarıyla devam ettirilmesi konusunda kısıtlamalar getirildiği aşikârdır. Tasarının yasalaşması hâlinde 333 personele ulaşılacaktır.” Avrupa Birliği meselesinin, iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplumuyla, medyasıyla, büyük sermayesiyle toplumsal bir proje olduğunu vurgulayan KINIKLIOĞLU, konuşmasında Avrupa Ekonomik Topluluğu Başkanı Walter Hallstein’in 12 Eylül 1963 tarihinde, Ankara Anlaşması’nın imzalandığı gün yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak “Bugün siyasi anlamı çok büyük olan bir olaya tanıklık ediyoruz. Türkiye, Avrupa’nın bir parçasıdır. Bugünkü toplantının önemi buradan kaynaklanmaktadır. Türkiye'nin Avrupalı olması, yüzyıllardır gerçekliği olan coğrafi bir ifadeden veya tarihsel bir kararlılıktan öte, bir gerçeğin teyit edilmesidir. Bu vesileyle Türkiye’yle Avrupa arasında yakın bir iş birliği döneminin başlangıcında duruyoruz. İki taraf da Avrupa Konseyinde bir araya gelecek ve eşit ortaklar olarak görüşeceklerdir ve bir gün bu sürecin son adımı da atılacak ve Türkiye Birliğin tam üyesi olacaktır.” dedi. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat KINIKLIOĞLU, TBMM Genel Kurulu’nda Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde AK Parti Grubu adına söz aldı.

