Kiniklioglu Twitter    
Ak Party
ActiveDuties
  • AK Party Central Executive Committee Member
  • AK Party Deputy Chairman of External Affairs
  • Member of the Foreign Affairs Committee
  • Chairman of the Turkish-American Inter-Parliamentary Friendship Group
  • Member of the Executive Board of the Turkish-British Inter-Parliamentary Friendship Group
  • Secretary General of the Turkish-Dutch Inter-Parliamentary Friendship Group
  • Member of the Auditing Board of the Turkish-German Inter-Parliamentary Friendship Group
  •  


Suat KINIKLIOGLU
Turkish Grand National Assembly
Tel: +90 312 420 5840
Fax: +90 312 420 6961

Click on the slide!

KINIKLIOĞLU Illinois Eyalet Meclisi Milletvekillerini TBMM'de kabul etti

ABD Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat KINIKLIOĞLU, ABD’nin Illinois E...

Click on the slide!

KINIKLIOĞLU Senatör John Kerry ile bir araya geldi

AK Parti Çankırı Milletvekili, ABD Dostluk Grubu Başkanı Suat KINIKLIOĞLU, ABD Senatosu Dış İlişkiler K...

Click on the slide!

Brüksel Forumu

2006 yılından bu yana German Marshall Fund isimli düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen Br&uum...

Click on the slide!

KINIKLIOĞLU'ndan KKTC'ye tam destek vurgusu

AK Parti MKYK Üyesi, Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı, Çankırı Milletvekili Suat KINIKLIOĞLU siyasi...

Click on the slide!

KINIKLIOĞLU, AK Parti MKYK Üyeliğine seçildi

AK Parti Çankırı Milletvekili, Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat KINIKLIOĞLU AK Parti Merkez Karar Y...

Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks
KINIKLIOĞLU Genel Kurul'a hitap etti PDF Print E-mail
Monday, 26 April 2010

ImageDışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Türkiye ile Ermenistan ilişkileri ve yaşanan son gelişmeler hakkında  Genel Kurul’da yapmış olduğu bilgilendirmenin akabinde AK Parti Grubu adına söz alan Çankırı Milletvekili, AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat KINIKLIOĞLU Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin önemini vurgulayan bir konuşma yaptı.

Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin Güney Kafkasya Bölgesinin çok boyutlu dış politikasının önemli bir boyutunu teşkil ettiğine işaret eden KINIKLIOĞLU “Bugün, gerçekten çok yakın bir tarihte Sayın Dışişleri Bakanımızın Balkanlarda, Bosna ve Sırbistan arasındaki önemli bir diplomatik başarıya imza attığı, Orta Doğu’da ara buluculuk, etkinlik ve nüfuz anlamında Türkiye'nin giderek önem kazandığı bir ortamda Güney Kafkasya boyutunun ihmal edilmesi söz konusu olamaz. Türkiye-Ermenistan normalleşmesini de bu bakış açısıyla değerlendirmek lazım. Kafkasya siyasetimizin sadece Türkiye-Ermenistan normalleşmesiyle sınırlı kalmayıp aynı zamanda bölgesel bir boyutu olduğunu, dolayısıyla Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin ikili bir ilişki olmaktan öte, hemen yanı başında cereyan eden ve çok anormal bir durum teşkil eden Karabağ sorununun çözümünü de kapsadığını hiçbir zaman unutmamalıyız.” dedi.

Temel olarak komşuluk siyasetimiz sıfır problem esasına dayanıyor.

KINIKLIOĞLU konuşmasına şöyle devam etti: “Temel olarak komşuluk siyasetimiz, daha önce ifade edildiği gibi, sıfır problem esasına dayanıyor. Yani ortak bir coğrafyayı paylaştığımız komşularımızla mevcut sorunların diyalog sonucu çözülmesinin, yani komşularımızla sıfır problem istediğimiz bir siyasetten bahsediyorum. Üstelik bu komşu bizim asırlarca birlikte yaşadığımız, müziğiyle, mutfağıyla, kültürüyle bize çok da yakın bir komşu. Suriye örneğinde 1998 yılından bugün geldiğimiz noktaya bakarsanız komşuluk siyasetinin ne denli karşıt bir ilişkiyi olumlu bir mecraya dönüştürdüğünü görürsünüz. Bunun Ermenistan’la da mümkün olduğuna inanıyoruz.”

Bölgede Karabağ’dan başka hangi çatışma var?

Muhalefetin Ermenistan ile imzalanan protokollerde Karabağ’a atıf yapılmadığı iddialarına cevap olarak KINIKLIOĞLU “Protokollerde “Türkiye ve Ermenistan bölgesel ve uluslararası uyuşmazlık ve çatışmaların uluslararası hukuk ilkeleri ve normları temelinde barışçıl şekilde çözümlenmesi hususunda taahhütlerini tekrarlar.” İfadesi yer almaktadır. Peki, bölgede Karabağ’dan başka hangi çatışma var? “ORSAM” isimli bağımsız bir araştırma kurumunun 8 Eylül 2009 tarihinde yayımladığı değerlendirmede “Ermenistan açısından değerlendirildiğinde, bu ülkenin Dağlık Karabağ sorununa ilişkin olarak başta BM’de alınmış kararlarda vurgulanan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü kabul ettiği anlaşılmaktadır.” Denilmiştir. Bu kapsamda gerek Dışişleri Bakanlığımız gerekse farklı bağımsız kuruluşların yaptıkları sayısız değerlendirmede bu hükmün Yukarı Karabağ ihtilafına işaret ettiği açık bir şekilde ifade edilmektedir.” dedi.

KINIKLIOĞLU, sınırların tanınması yapılan eleştirilere cevap olarak “Protokollerde “İki ülke arasındaki mevcut sınırın uluslararası hukukun ilgili anlaşmalarda tarif edildiği şekliyle karşılıklı olarak tanındığını teyit eder.” ifadesi yer almaktadır. USAK isimli düşünce kuruluşundan 12 Ekim 2009 tarihinde Doç. Dr. İbrahim Kaya tarafından kaleme alınan “Türkiye-Ermeni Protokollerinin Hukuksal Analizi” çalışmasında Protokoller biraz önce okuduğum ifadeyi içermesinden dolayı “şüpheye yer vermeyecek şekilde Türkiye sınırının Ermenistan tarafından tanındığını göstermektedir.” değerlendirmesi yer almaktadır.” dedi.

Türkiye-Ermenistan normalleştirilmesi ve Karabağ çatışmasının birbirini besleyen ve tamamlayan iki paralel süreç olduklarının altını çizen KINIKLIOĞLU, “Son bir yılda yaptığımız çalışmalar çok açık ve net bir şekilde gösteriyor ki, ne zaman Türkiye, Türkiye-Ermenistan normalleşmesi için inisiyatif aldı o zaman Minsk Grubu Karabağ konusunda on yedi yıldır uyuşuk bir şekilde otururken süreci hızlandırmaya başladı.” dedi.

KINIKLIOĞLU, muhalefetin itirazlarına cevap niteliğinde 1994 yılında Frankfurt Türk başkonsolosluğunda gerçekleşen toplantıya atıf yarak “1994 yılı Nisan ayı. Yer Frankfurt Türk Başkonsolosluğu. Bir toplantı var. Toplantıda Sayın merhum Alparslan Türkeş, Bonn Büyükelçisi Onur Öymen ve Ermenistan’ın Londra Büyükelçisi Armen Sarkisyan var. Bu 1994 Nisanında oluyor, işgalin en sıcak, en yoğun ve sınırın yeni kapatıldığı bir dönemde gündeme geliyor. Bu toplantıda, Sayın Öymen’e bugün burada sormak istiyorum, acaba Kars Antlaşması’nın teyidi o toplantıda Armen Sarkisyan tarafından talep edilmiş midir?” dedi.
KINIKLIOĞLU Ermeni tasarısı konusunda geçmiş yıllarda yapılan ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden geçen tasarıların oylama sonuçlarını hatırlatarak söyle konuştu:

"Sayın Onur Öymen Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olduğu 1996 yılında, 1915 olaylarıyla ilgili tasarı Amerikan Dış İlişkiler Komitesinden geçmekle kalmıyor, genel kurula geliyor. Genel kurulda 153’e karşı 268 oyla kabul ediliyor. 2000 yılında tasarı Dış İlişkiler Komitesinden 24’e 11 oyla, 2005 yılında 35’e 11 oyla geçiyor. 2005 yılında tasarı bir kez daha Komitenin gündemine alınıyor ve 40’a 7 oyla geçiyor. 2007 yılında Sayın Egemen Bağış ve o zaman başkanlık ettiği heyetin çalışmaları sonucunda 27’ye 21 geçiyor. Birkaç ay önce, mart ayında da, hepimizin canlı yayınlarda izlediği, absürt ve bir buçuk saate uzanan inanılmaz bir oylama ile 23’e 22 gibi çok yakın bir sonuçla geçmiştir. "

Ermenice biliyorsanız eğer “Meds Yeghern” ifadesinin “büyük felaket” olduğunu bilirsiniz.

KINIKLIOĞLU, ayrıca ABD Başkanı Obama’nın "soykırım" sözünü kullanmadığını, bunun Ermenice'de karşılığının başka olduğuna işaret ederek “ 1915 olaylarına ilişkin Amerikan Başkanı Sayın Obama’nın yapığı açıklamada kullandığı “Meds Yeghern” kelimesinin soykırımı ifade ettiği yanlıştır. Ermenice biliyorsanız eğer “Meds Yeghern” ifadesinin “büyük felaket” olduğunu bilirsiniz. Ermenicede “soykırım” kelimesi başka bir kelimeyle ifade edilir. Bakınız Taşnaksutyun Partisinin Amerika’daki örgütlenmesi olan ANCA, Sayın Obama’nın yaptığı açıklama üzerine şu ifadeyi kullanıyor; Obama’nın yaptığı açıklamayı şöyle tanımlıyor:  “Bu açıklama, Türkiye’ye verilmiş ve ayıplanması gereken bir tavizdir.” Şimdi eğer “Meds Yeghern” kelimesi soykırımı ifade ediyorsa, nasıl oluyor da Daşnaksutyun Partisinin yayın organı bu açıklamanın hemen akabinde bu açıklamanın Türkiye’ye verilmiş ve ayıplanması gereken bir taviz olarak değerlendirilmesi yönünde bir açıklama yaptı? Nasıl oluyor da bu ifadeyi böyle tanımlayabiliyor?” dedi.

Türkiye'nin güvenliği sadece etrafında dostluk, kardeşlik ve karşılıklı bağımlılığın arttığı bir komşuluk alanının tesis edilmesiyle başarılacaktır.

Türkiye’nin Ermenistan ile normalleşmesine başarıyla, ısrarla devam edeceğini belirten KINIKLIOĞLU “Türkiye'nin güvenliği sadece etrafında dostluk, kardeşlik ve karşılıklı bağımlılığın arttığı bir komşuluk alanının tesis edilmesiyle başarılacaktır. Balkanlarda, Karadeniz’de, Orta Doğu’da ve Doğu Akdeniz’de başardıklarımızı inşallah Kafkasya’da da başaracağız.” dedi ve sözlerine şu şekilde son verdi.

"1846-1912 yıllarında yaşayan, Ayasofya Camisi’nde vaazlarıyla ünlü olan Manastırlı İsmail Hakkı isimli vaiz’in dediği gibi sizler insanlar arasında hükmedeceğiniz vakit adalet ve hakkaniyetle hükmedin. Haklıya haklı, haksıza haksız deyin. 1994’te merhum Türkeş’in başlattığı, Sayın Öymen’in o Frankfurt Başkonsolosluğunda oturduğu zaman mevcut olan toplantıdaki girişimler doğruydu. Bugün o zaman “doğru” dediğinize “yanlış” demeyiniz. "

 
< Prev   Next >